Hisse Senedi Piyasasında Fark Kontratları (CFDs) Ticaretinde Kaldıraç Kullanımının Rolü

CFDs, hisse senetlerini satın almadan o hisse üzerinde kaldıraçlı bir pozisyon almanıza olanak tanır. CFDs’lerdeki kaldıraç, teminat gereksinimi tarafından belirlenir.

Feragatname

Bu bir yatırım tavsiyesi değildir. Sağlanan bilgiler yalnızca eğitim ve bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir finansal ürünü satın alma veya satma yönünde bir öneri teşkil etmez.

Bu risk uyarılarının İngilizce versiyonu yetkilidir. Çeviriler yalnızca kolaylık sağlamak amacıyla sunulmuştur.

Bir Fark Sözleşmesi (CFD), bir broker ile yapılan; dayanak varlığın giriş fiyatı ile çıkış fiyatı arasındaki farkı ödeyen bir sözleşmedir. Hisse senedi üzerindeki bir CFD, yatırımcının hisseleri satın almadan elindeki hisse senedinin fiyat hareketini öder. CFD’ler varsayılan olarak kaldıraçlıdır ve kaldıraç, teminat gereksinimi tarafından belirlenir. CFD’de kaldıraç rolü, bahsi büyütmek değil pozisyonu verimli hale getirmektir; CFD kullanan yatırımcının bu farkı anlaması gerekir.

Bir CFD gerçekte nedir

Bir CFD bir menkul kıymet değildir. Yatırımcı altta yatan hisselere sahip olmaz ve yatırımcı, altta yatan varlıktakiyle aynı şekilde oy kullanma veya temettü alma hakkına sahip değildir. CFD, Broker ile yapılan bir sözleşmedir ve Broker bu sözleşmenin karşı tarafıdır. Sözleşme nakit olarak kapatılır; nakit, giriş ve çıkış fiyatı arasındaki farkın, hisse adediyle çarpılmasıyla hesaplanır.

Bir hisse senedi üzerindeki CFD, hisse senedindeki fiyat hareketini öder; ancak CFD yatırımcıya şirketin yıllık genel kurulunda oy kullanma hakkı vermez ve CFD yatırımcıya temettüyü nakit olarak alma hakkı vermez. Temettü genellikle CFD’ye nakit bir düzeltme olarak yansıtılır; ancak bu düzeltme Broker’ın finansman maliyeti düşüldükten sonradır ve net tutar genellikle altta yatan temettüden daha düşüktür.

Bir CFD ayrıca Broker’ın marjin çağrısına ve Broker’ın finansman maliyetine tabidir. CFD’yi bir gecede elde tutan yatırımcı, ödünç alınan kısmın finansman maliyetini öder ve bu maliyet uzun vadeli elde tutuşlar üzerinde gerçek bir yük oluşturur. CFD’yi büyük bir kurumsal işlem (hisse bölünmesi, özel temettü) boyunca elde tutan yatırımcı, Broker’ın yaptığı düzeltmeye maruz kalır ve bu düzeltme altta yatan işleyle birebir örtüşmeyebilir.

CFD’lerde kaldıraç nasıl çalışır?

Bir CFD, teminat gereksinimiyle kaldıraçlandırılır. Yatırımcı, pozisyon değerinin bir kısmını depozito olarak yatırır ve broker geri kalanını borç verir. Yatırımcının getirisi, kaldıraç oranıyla birlikte katlanır.

Kaldıraç oranı broker, düzenleyici ve yatırımcının hesap türü tarafından belirlenir. AB’de ESMA, hisse CFD’lerinde perakende kaldıraç için 1:5 sınırı koyar; bu da %20 başlangıç teminatı demektir. Offshore broker’lar daha yüksek kaldıraç sunabilir, ancak düzenleyici koruma daha incedir.

Kaldıraç oranı ayrıca dayanak varlığın oynaklığının bir fonksiyonudur. Oynak bir hisse, daha az oynak bir hisseye göre daha yüksek teminat gerektirir ve kaldıraç oranı daha düşüktür.

CFD’de kaldıraç rolü

Bir CFD’de kaldıraç rolü, pozisyonu verimli hale getirmektir. Hisse senedi üzerinde kısa vadeli bir bakış açısı almak isteyen bir yatırımcı, nakitteki tam nominal tutarı taahhüt etmeden, CFD ile pozisyonu bu bakış açısına göre ölçeklendirebilir. Serbest kalan sermaye, kaldıracın gerçek ekonomik faydasıdır; yatırımcı bu serbest kalan sermayeyi başka bir işlemde, bir hedge işleminde veya nakitte kullanabilir.

Rol, bahsi büyütmek değildir. Kaldıraç kullanarak, kaldıraçsız durumda alınacak olandan daha büyük bir pozisyon alan bir yatırımcı, yatırımcının almak zorunda olmadığı bir riski üstlenmiş olur ve kaldıraçtan kaynaklanan asimetrik risk profiline maruz kalır. Asimetrik risk profili, zararların bileşikleşmesinin sonucudur; bu bileşikleşme özellikle hızlı piyasalarda en belirgin hale gelir.

Bir CFD’de kaldıraç kullanmanın dürüst yolu, pozisyonu istenen getiriyi değil, stop seviyesini ve hesabı temel alarak ölçeklemektir. Örneğin €10,000’lik bir hesabı olan, işlem başına %1 risk alan ve girişten 5% uzakta bir stop’u bulunan bir yatırımcının, stop seviyesinde €100 zarar üretecek bir pozisyon büyüklüğüne ihtiyacı vardır. Kaldıraç rakamı, pozisyon büyüklüğünün gerektirdiği şeydir; tek başına bir hedef değildir.

CFD işlemlerinde kaldıraç maliyetleri

İlk maliyet finansman maliyetidir. Gecede taşınan bir CFD, ödünç alınan kısım üzerinden bir finansman oranı öder. 5:1 kaldıraçlı bir CFD’de yıllık %5 finansman oranı, yatırımcının sermayesi üzerinden kabaca yılda %20’ye karşılık gelir ve bu tutar her gün ödenir. Bu maliyet, uzun vadelerde kaldıraçlı CFD’lerin dayanak varlığın performansının gerisinde kalmasının en yaygın nedenidir.

İkinci maliyet spread’dir. Bir CFD, alış (bid) fiyatı ile satış (ask) fiyatı arasındaki farkı (spread) içerir ve spread, likidite sağlamak için broker’ın aldığı ücrettir. Spread genellikle dayanak hisse senedindeki spread’den daha geniştir. Yatırımcı, her gidiş-dönüş işleminde spread’i öder.

Üçüncü maliyet kaymadır (slippage). Bir CFD, broker’ın fiyatından doldurulur ve gerçekleşen fiyat, talep edilen fiyattan farklı olabilir. Kayma, likit bir piyasada küçüktür; likiditesi düşük bir piyasada ise büyüktür. Yatırımcı, işlemlerin küçük bir yüzdesinde anlamlı düzeyde kayma olmasını beklemelidir.

Kaldıraçlı bir CFD ne zaman kullanılmalı

Kaldıraçlı bir CFD, yatırımcının birkaç gün için yönsel bir görüşe sahip olduğu ve pozisyonu bu görüşe göre ölçeklemek istediği kısa vadeli taktik bir pozisyon için en uygunudur. CFD, yatırımcının tam nominal tutarı taahhüt etmeden pozisyon almasına olanak tanır; kaldıraç ise büyütme aracı değil, verimlilik için bir araçtır.

Kaldıraçlı bir CFD, riskten korunma (hedging) için de faydalıdır. Uzun bir portföye sahip olan bir yatırımcı, bilinen bir risk penceresini hedge etmek için kısa bir CFD pozisyonu alabilir ve hedge maliyeti, ödünç alınan kısmın finansman oranıdır. Hedge ücretsiz değildir; ancak hedge, uzun pozisyonu kapatıp olaydan sonra yeniden giriş yapmaktan daha ucuzdur.

Kaldıraçlı bir CFD, CFD’yi hisseleri sahiplenmenin yerine bir alternatif olarak kullanan uzun vadeli elde tutma (long-term hold) için daha az uygundur. Finansman maliyeti elde tutma süresi boyunca bileşikleşir; yatırımcı hisselere sahip olmaz ve kurumsal işlemlerde broker'ın yaptığı ayarlamalara maruz kalır. Yatırımcı, oy kullanma hakkı ve temettüleri dayanak varlıkla aynı biçimde alma hakkı ile hisseleri doğrudan satın almakta daha iyi durumdadır.

Ilgili kaynaklar

Nereden başlamalı

Stratejinizi değerlendirirken CFDs’leri inceliyorsanız, en faydalı alıştırma küçük bir hesabı bir CFD Broker’da fonlamak ve platformu bir hafta boyunca test etmektir. broker karşılaştırmamız size CFD Broker’ları, sunulan kaldıraç miktarını ve ücret tarifesini listeler; bu bilgiler birlikte, taahhütte bulunmadan önce maliyetin ve iş akışının nasıl göründüğünü size gösterir.